Fıkralar.. Evliymiş gibi. Önceki hayatım. Ömür. Ameliyat yeri. Evlilik. Karısı ile konuşuyormuş. Son ümit. Üç satır.

EVLİYMİŞ GİBİ

Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terk etmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş ve ıslanmış durumdayken bir kulübe bulurlar. Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürü battaniye bulunmaktadır. Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı sekreterine verir.

- Ben yerde uyku tulumunda uyurum, der.

Sekreter yatağa yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuarı çeker. Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar;

- Efendim, ben çok üşüyorum.

Adam fermuarı açar, uyku tulumundan çıkar, bir battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar;

- Efendim, ben hala çok üşüyorum.

Adam yine fermuarı indirir, tulumdan çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuarı çeker. Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar:

- Ben yine çoooook üşüyorum.

Adam yattığı yerden:

- Bir fikrim var, der. Burası ıssız bir yer. Neler olduğunu kimse göremez, istersen evliymişiz gibi davranabiliriz.

Genç kadın kıkırdar:

- Tamam, bana göre hava hoş.

Adam yattığı yerden avazı çıktığı kadar bağırır:

- Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!


ÖNCEKİ HAYATIM

Kız nişanlısını eve çağırır, otur Ali `ciğim. Evlenmeden önce tüm mazimi sana açıkça anlatmalıyım.

-İyi ama hayatım iki hafta önce anlatmıştın ya...

-O iki hafta önceydi hayatım.


ÖMÜR

Doktor, kadına altı aylık ömrü kaldığını söyler. Kadın sorar;

- Ne yapmalıyım?

- Senin yerinde olsam evlenir ve kocanın ailesinin yanına taşınırım. Böylece hayatının en uzun altı ayını yaşarsın...


AMELİYAT YERİ

İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar. Delikanlının tatlı sözleri karşısında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar; -Sevgilim sana apandisit ameliyatı olduğum yeri göstereyim. Delikanlının gözleri parlar;

-Göster canım göster.

Kız eliyle uzak bir yeri göstererek;

-Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı...


EVLİLİK

Üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip cennete giderler. Cennetin kapısında onları karşılayan melek :

"Bizim burada uymanız gereken tek kural var.. O da ördeklere dikkat edin sakin üstlerine basmayın" der.

Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler.Gerçekten de etrafta ördek doludur. Üstlerine basmamak adeta imkansızdır. Dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar. Hemen Cebrail belirir.Yanında son derece çirkin bir adam vardır. Kadını kolundan adama kelepçeler ve

"Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yasayacaksın" der.

İkinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve Cebrail anında yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler.

Üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar. Diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yasamamak için her attığı adıma acayip dikkat etmeye baslar. Aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz.
Derken bir gün Cebrail belirir. Bu kez yanında boylu, poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır. Cebrail hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine bir şey söylemeden çeker gider. Kadın artık mutluluktan uçmaktadır. O güne kadar gördüğü en yakışıklı adamla kelepçelenmiştir. Adama döner ve

"Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi güzel bir adamla birlikte olmayı hak ettim" der.

Adam suratı asık bir şekilde cevap verir.

"Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım" der.


KARISI İLE KONUŞUYORMUŞ

Telefon kulübesinin dışında beklemekten usanmış, en sonunda dayanamayıp, içeriye başını uzatır;

-"Afedersiniz ama acele işim var! Siz tam yarım saattir telefonun başındasınız ve bir tek kelime de konuşmadınız."

-İçerideki başını sallayarak, "Ne münasebet, ben karımla konuşuyorum."


SON ÜMİT

Adam kaynanasıyla birlikte Avrupa gezisine çıkacaktı. Arkadaşı sordu;

-"Yahu sen hep kaynanandan yakınır durmaz mısın? Şimdi de Avrupa gezisine çıkıyorsun."

-"Ne yapayım kardeşim, sık sık Avrupa 'yı görmeden Allah canımı almasın der durur... Benimki bir umut işte..."


ÜÇ SATIR

Yeni evli çift balayı seyahatlerinden dönmüşlerdi. Yeni gelin mutfağa gireli epey zaman olduğu halde, hâlâ gözükmemişti. İyice karnı acıkan koca, saat ikiye doğru dayanamayıp seslendi.

"Daha işin uzun mu, sevgilim?"

Önünde yemek kitabı olduğu halde, harıl harıl çalışan genç kadın cevap verdi.

"Yok, yok. Sadece üç satır kaldı."

TEL: (0312) 435 78 70 - 435 71 36 GSM: 0533 376 61 07 - 0506 406 95 16 ATATÜRK BULVARI AND ÇARŞISI 69/142 69/248 ANKARA

Copyright © 2008 Cengiz Ateş rapun_cell@yahoo.com, All rights reseved